Koronavirüs (Covid-19) Tedavisi

Covid-19, koronavirüs pandemisine yol açan ve doğrudan solunum yollarını hedef alan bir virüstür. Diğer korona virüsü türlerine göre çok daha ağır semptomlar ve hızlı bir bulaşma gösterir.

İlk olarak Wuhan’da ve Aralık 2019 tarihinde görülen Covid-19, 11 Mart 2020 günü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak duyurulmuştur. Yani yeni tip koronavirüs 3 aylık süre içerisinde tüm dünyaya yayılmış ve hayati tehdit oluşturmuştur.

Coronavirus, solunum yolu damlacıklarının hasta kişiden sağlıklı kişilere saçılması ile bulaşma gösterir. Bu damlacıklar gülme, konuşma, hapşırma ve öksürme sırasında sağlıklı kişilere doğrudan bulaşabileceği gibi; yüzeylere tutunarak sağlıklı kişilerin teması sonrasında ağız, burun ve gözlerine dokunmaları gibi eylemlerle de vücuda alınabilir. Bu nedenle pandemi ilan edildikten sonrasında maske, eldiven ve dezenfektan kullanımına dikkat çekilmiştir. Bulaşma sonrasında hastalarda yüksek ateş, bitkinlik, iştah kesilmesi, nefes darlığı, koku ve tat alamama, kuru öksürük, kanlı ya da kansız balgam, eklem ve kas ağrıları, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, akyuvar seviyesinin düşüş göstermesi, uyanık kalmakta güçlük çekilmesi, dudaklar ya da yüzün mavimsi bir renge dönüşmesi, parmak uçlarında kırmızı ya da mora dönük renk değişimleri, cilt lezyonları, hıçkırık, böbrek yetmezliği, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, titreme, terleme, gözlerde kızarıklık ve sulanma, mide bulantısı, kusma, ishal ve mide ekşimesi gibi şikayetler meydana gelmektedir.

Görülen ilk Covid-19 vakasından günümüze kadar dünya çapında 25 milyon kişi hastalığa maruz kalmıştır. Bu hastalardan 850.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Sağlık Bakanlığı koronavirüs tablosu ise ülkemizde 270.133 kişinin hastalığa maruz kaldığını ve 6370 hastanın hayatını kaybettiğini göstermektedir. Yani 244.926 hasta, uygulanan tedaviler ile sağlığına kavuşabilmiştir. Yapılan açıklamalar, tedavi sonuçlarının kişiden kişiye göre değişiklik gösterdiğini vurgulamaktadır. Genel sağlık durumu kötü, 60 yaşının üzerinde olan, kronik akciğer, böbrek ve kalp hastalıkları bulunan, diyabet hastası olan, bağışıklık sistemi zayıf ya da sigara kullanma alışkanlığı olan kişilerin iyileşme oranlarının diğer hastalara oranla daha düşük olduğu açıklanmıştır.

Korona Testi Nasıl Yapılır?

Korona teşhisi için ülkemizde, tüm dünyada olduğu gibi Covid antijen testi yöntemlerinden biri olan PCR testleri ve antikor testleri kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalar, PCR testlerinin mevcut tetkikler arasında en doğru sonuçları veren uygulama olduğunu göstermektedir. Bilim insanlarının Covid-19’un genetik sekansını çıkarması üzerine tetkikler daha verimli hale getirilmiştir. Polimeraz Zincir Reaksiyonu Testi (PCR) için Covid-19’a yönelik geliştirmeler ise hala devam etmektedir.

PCR testlerinin sonuçları 48 saat sonra belli olmaktadır. Uygulama için Sağlık Bakanlığı Covid-19 test merkezlerine başvurulması ve sağlık personellerinin yönlendirmelerine uygun olarak numune verilmesi gerekir. Bu merkezler, her yerleşkede ulaşımı kolay ve yeterli hasta kapasitesine sahip olan sağlık kuruluşları arasından seçilerek özel olarak hazırlanır. Test sırasında hasta ve sağlık personellerinin temasını önlemek için korunaklı, şeffaf branda ile izole edilen bir alan kullanılır. Hasta kendine ayrılan bölmeye geçtikten sonrasında ise sürüntü çubukları ile burundan, boğazdan ve genizden örnekler alınır. Hafif semptomlar gösteren, genel sağlık durumu iyi olan, 60 yaşının altında bulunan, kronik hastalıkları olmayan ve nefes darlığı şikayeti bulunmayan hastalar test sonrasında evlerine dönmeli ve sonuçları açıklanana kadar kendilerini izole etmelidir. Ancak riskli grupta bulunan ve ağır semptomlar gösteren hastalar, kendilerine ayrılan karantina odalarında gözlem altına alınmaktadır.

Korona testi, 23.03.2020 tarihinden itibaren tüm dünyada kullanılmaya başlamıştır. PCR testlerinden farklı olarak yalnızca sürüntü ile değil, kan tetkikleri ile de teşhis imkanı tanımaktadır. Aynı zamanda test sonuçları 15 dakika içerisinde çıktığı için büyük bir avantaj olarak kabul edilmiştir. İlk kez Çin’de onay alan Covid-19 antikor testi, kısa süre içerisinde Avrupa tarafından da CE onaylı ilan edilmiştir.

Coronavirus (Covid-19) Tedavisi Nasıl Yapılır? Hangi İlaçlar Kullanılır?

Koronavirüs tedavisi için aşı çalışmaları hala sürdürülse de, komplikasyonları azaltmak ve hastanın genel sağlık durumunu korumak için ilaç tedavilerinin kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu tedaviler ile milyonlarca hasta sağlığına kavuşarak hayatına devam etmektedir. Corona tedavisinde kullanılan yöntemler ise şu şekilde sıralanabilir:

İlaç Tedavisi

Covid-19’un doğrudan tedavisi için henüz bir ilaç geliştirilmemiş olsa da, vücutta görülen tahribatların onarılması ve bağışıklık sisteminin desteklenerek virüsü yenmesinin sağlanması mümkün hale gelmiştir.

Korona tedavisinde kullanılan ilaçlar kısaca şöyle açıklanabilir:

    • Antiviral İlaçlar: Virüs kaynaklı sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan ilaç grubudur. Belirtiler görülmeye başladıktan sonraki ilk 2 gün içerisinde tedaviye başlanması başarı sonuçlarını büyük oranda yükseltir. İlaçların etken maddeleri sayesinde virüslerin sayısı büyük oranda azalır ya da tümünün ölmesi mümkün hale gelir. Bu sayede hastada görülen komplikasyonlar kontrola altına alınmış ve genel sağlık durumu iyileştirilmiş olur.
    • Sıtma İlaçları: Covid-19 tedavisinde en etkili ilaçlar olarak kabul edilmiştir. Etken maddelerin klorokin ve hidroksiklorokin olan bu ilaçlar, özellikle akciğerde görülen tahribatın tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda sıtma ilacı kullanan hastaların daha kısa sürede iyileştikleri ve tedavi sonrasında yapılan testlerin büyük oranda negatif çıktığı da yapılan açıklamalar arasında yer almaktadır. Oral yollarla kullanılan bu ilaçlar, hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak tek başına ya da farklı kombinasyonlarla bir arada kullanılmaktadır.
    • Glikopeptit Antibiyotikler: Koronavirüs türlerinden olan MERS üzerindeki etkileri kanıtlanan bu ilaçların Covid-19 üzerinde de etkili olduğu savunulmaktadır. Bakteri kaynaklı enfeksiyonlar nedeniyle genel sağlık durumu bozulan hastalarda tercih edilir. Ancak yapılan araştırmalar, glikopeptit antibiyotiklerin etkileri üzerine henüz kesin kanıtlar sunmamıştır.
    • Sitokin Fırtınası Önleyiciler: Bağışıklık sistemi, vücuttaki yabancı mikroorganizmalarla yok edemediği durumlarda sitokin adı verilen savunma hücrelerinden yardım alır. Bu hücreler, yalnızca yabancı mikroorganizmaları değil; çevrelerinde bulunan sağlıklı hücreleri de yok ederler. Bunun sonucunda ise diğer tedavi seçenekleri uygulansa bile hastanın genel sağlık durumu hızlı bir şekilde kötüleşir. Sitokin fırtınası adı verilen bu durum, kullanılan ilaçlar ile kontrol altına alınır ve birkaç saat içerisinde hasta kendini daha iyi hissetmeye başlar. Böylece diğer tedaviler yeniden etki ederek vücudu onarmaya ve savunmaya devam edebilir.
    • Semptomatik İlaçlar: Koronavirüs, her insanda farklı semptomlara yol açabilen ve farklı seyirlerde ilerleyen bir hastalıktır. Bu durum hastaların bağışıklık sistemi ve genel sağlık durumları ile doğrudan alakalıdır. Semptomatik tedaviler, hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlerin azaltılması ve hastaya konfor sağlanması için uygulanır. Mide bulantısı, boğaz ağrısı, kusma, ishal, eklem ağrısı, baş ağrısı, damar içi pıhtılaşma ve kas ağrısı gibi şikayetlerden hangilerinin görüldüğüne bağlı olarak kullanılacak ilaçlar belirlenecektir.

Ozon Tedavisi

Fujita Sağlık Üniversitesi (Japonya) araştırma görevlileri, vücuda çok düşük dozda verilen konsantre ozonun Covid-19’u yok ettiğini açıklamıştır. Aynı zamanda virüsün bulaşma riskinin azaltılacağı da yapılan açıklamalar arasındaki yerini almıştır. Ancak geçmiş dönemlerde ozon konsantrasyonu tedavilerinin insan sağlığı üzerinde büyük zararları olduğu kanıtlandığı için bu uygulamaya sıcak bakılmamaktadır.

İmmün Plazma Tedavisi

İyileşen hastalardan alınan kan plazmalarının, durumu ağır olan hasta kişilere nakledilmesi ile yapılır. Covid 19 testler sonucunda pozitif çıkan, daha sonrasında iyileşen ve 14 gün sonra yapılan testte negatif sonuç alan kişilerin kanlarında immünglobulin adı verilen antikorlar bulunur. Bu antikorların hasta kişilere verilmesi ise bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve Covid-19’a karşı tecrübeli bir şekilde savaşabilmesi için oldukça etkilidir. 18 yaşının üzerinde ve 65 yaşının altında bulunan kişilerde plazma donörü olmak için herhangi bir engel bulunmuyorsa, Kızılay’a başvurarak bağışçı olmak mümkündür.

Solunum Desteği

Covid-19 doğrudan solunum yollarını hedef alan bir virüs olduğu için hastalarda nefes darlığı ve solunum desteğine ihtiyaç duyulması gibi durumlar görülmektedir. Sağlık durumu çok ağır olan hastalar için entübasyon ve solunum cihazı uygulamalarından yardım alınır. Daha iyi durumdaki hastalara ise maskelerle solunum desteği sağlanabilir. Solunum desteği, her Covid-19 hastasına uygulanan bir yöntem değildir.

Koronavirüsün kesin tedavisi için yapılan çalışmalar tüm dünyada sürdürülmektedir. Ancak yapılan açıklamalar, kesin tedavi için hala zamana ihtiyaç duyulduğu yönündedir. Bu nedenle pandeminin bir süre daha devam edeceği ve kişilerin kendilerini korumak için daha bilinçli olmaları gerektiği bildirilmiştir.

Covid-19 Hastalarının Evde Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Test sonuçları pozitif olan ve semptomları hafif seyreden hastalar için evde tedavi önerilmektedir. Bu süreç içerisinde hastalar ve hasta yakınları için dikkat edilmesi gereken noktalar ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Hastanın reçete edilen ilaçları düzenli olarak belirtilen dozda ve sıklıkta kullanması,
  • Yeterince su içilmesi ve bağışıklık sistemini destekleyecek gıdaların tüketilmesi,
  • Hastanın ihtiyaç duyduğu süre boyunca yatarak istirahat etmesi,
  • Hasta kişinin mutfak, banyo ve salon gibi ortak yaşam alanlarından uzak durması; kendisi için ayrılan bir odada karantina kurallarına uygun şekilde kalması,
  • Hasta odasının sık sık havalandırılması,
  • Hastanın odasına girerken eldiven ve tıbbi maske kullanılması,
  • Nevresim takımları, havlular ve kıyafetlerin uygun şekilde temizlenmesi,
  • Hasta kişinin eşyalarına dokunmaktan kaçınılması, mecburi durumlarda ise kesinlikle eldiven kullanılması,
  • Işık düğmeleri, pencere ve kapı kolları gibi sık temas edilen alanların her gün dezenfekte edilmesi,
  • Hastanın kişisel hijyenine dikkat etmesi, ellerin doğru şekilde yıkanması ve duş almanın ihmal edilmemesi,
  • Belirtilerin gözlem altında tutulması ve şikayetlerin artış göstermesi halinde vakit kaybetmeden tıbbi destek alınması,
  • Hastanın sigara kullanımından kaçınması,
  • Kişinin uzun süre hareketsiz kalması ya da sürekli yatakta olmaması,
  • Hastanın psikolojik sağlığını korumak için yakınları tarafından destek olunmasıdır.

Koronavirüs testi pozitif çıkan birçok hasta evde bakım ve tedavi ile iyileşme göstermektedir. Hastanede yatarak tedavi ise semptomları ağır ilerleyen, risk grubunda bulunan, genel sağlık durumu tehdit altında olan, kendi bakımı sürdüremeyen ve solunum desteğine ihtiyaç duyan hastalar için uygulanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

COVID-19'u tedavi etmek veya hastalığın oluşmasını önlemek için bir ilaç var mıdır?

Koronavirüs hastalığı için henüz geliştirilmiş bir ilaç yoktur. Hastanın genel durumuna göre gerekli destek tedavisi uygulanmaktadır. Ancak erken tanıda tedavi çok daha kolay yapılmaktadır.

COVID-19 antibiyotiklerle tedavi edilebilir mi?

Hastalığın etkeni bir virüs türüdür(SARS-CoV-2). Yapılan araştırmalara göre antibiyotikler virüslerin neden olduğu enfeksiyonları önlemek veya tedavi etmek amacıyla kullanılmaz.

COVID-19'un aşısı var mıdır?

Koronavirüs hastalığı için henüz geliştirilmiş bir aşı bulunmamaktadır. Ülkemizde ve dünyada aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir..